Grip
Grip Nasıl Bir Hastalıktır?
Grip
asıl olarak solunum yollarında yerleşen Influenza A, B ve C virülerinin
neden olduğu, yüksek ateş ve yaygın kas ağrıları ve kırgınlık ile
seyreden; toplumda aynı anda bir çok kişiyi hastalandırıp çok sayıda
ölümlere yol açan, kolay yayılabildiğinden bilhassa kış mevsiminde
salgınlar yapan bulaşıcı bir hastalıktır.
Grip Virüsünün Özellikleri?
Influenza
B virüsü çok nadiren salgın yapar ve genellikle daha hafif seyreder. C
virüsü ise hemen hiç salgın nedeni olmaz. Grip salgınlarına yol açan
virüs asıl olarak Influenza A’dır. Bu virüslerin özelliği, çok kolay
bulaşabilmesi ve toplumda aynı anda birçok kişiyi birden
hastalandırabilmesidir. Virüsün antijenik yapısı çok sık değiştiği için
toplumda herhangi bir dirençle karşılaşmadan hızla yayılabilmekte ve
epidemi (bir toplumda görülen salgın) ve pandemilere (dünyada bir çok
toplumda görülen salgın) yol açmaktadır. 9-39 yıllık periyotlarda major
antijenik değişim ortaya çıktığından pandemi yapıp bir çok ülkede aynı
anda milyonlarca kişiyi hastalandırmaktadır. 1889'dan bu yana en az 5
pandemi yaşanmıştır. 1918-1919 pandemisi sırasında milyarlarca kişi
hastalığa yakalanmış ve yaklaşık 25 milyon kişi ölmüştür.
Nezle, Soğuk Algınlığı ile Grip Arasında Fark Nedir?
Benzer
yakınmalarla kendini belli eden ancak hastalığın daha hafif seyrettiği
ve genellikle ayakta atlatılan nezle ve soğuk algınlığından farklı
olarak grip, dünya çapında büyük salgınlara, toplu ölümlere, büyük
oranda iş gücü kayıplarına yol açabilen ağır bir hastalıktır.
Grip Nasıl Bulaşır?
Kuşlar,
atlar ve domuzlarda da hastalık görülebilmekte ve hastalığı insanlara
taşıyabildikleri bildirilmektedir. Ancak, asıl olarak virüsü taşıyan
hasta kişilerin solunum yolu sekresyonlarıyla ve bunlarla bulaşmış
eşyalar vasıtasıyla yayılmaktadır. Çok kolay bulaşmakta ve hızla
yayılmaktadır. Özellikle okullar, yurtlar, kışlalar, kahvehaneler,
huzur evleri gibi kalabalık ve topluca yaşanan ortamlar hastalığın
yayılmasında önemli rol oynar.
Grip Salgınları Nasıl Meydana Gelir?
Salgınlardan
korunmak toplumda aktif yaşayanlar için çok zordur. Salgınlar sırasında
ilk hecmede genellikle arkadaşlarından mikrobu alan okul çocukları
hastalanmakta bunu izleyen ikinci hecmede ise çocuklarından mikrobu
alan erişkinler hastalığa tutulmaktadır. Salgınlar genellikle 5-7 hafta
dolaylarında kendiliğinden sınırlanmaktadır. Kuzey yarım kürede
sıklıkla kış aylarında (Kasım-Mart) görülmektedir.
Sidney Gribi, Rus Gribi, Çin Gribi Farklı Hastalıklar mıdır?
Bunların
hepsi de Influenza A virüsünün neden olduğu salgınlardır. Hastalığın
belirtileri aynı olup sadece şiddeti ve yaygınlığı değişmektedir. Bunun
nedeni ise virüsün antijenik yapısında meydana gelen değişikliklerdir.
Hemen her yıl oluşan minör değişikliklere ek olarak 9-39 yıllık
periyotlarla major değişimler olmakta ve buna bağlı olarak toplumda
gribe karşı var olan dirençten etkilenmeyen virüs pandemilere yol
açmaktadır. 16 yüzyıldan bu yana 10’ dan fazla pandem1i yaşanmıştır.
1918 pandemisi sırasında 25 milyon kişi ölmüştür. Pandemiye yol açan
yeni antijenik yapılı virüsün ilk görüldüğü yere izafeten Rus gribi,
Çin gribi, Honk Kong gribi, Sidney Gribi şeklinde adlandırma
yapılmaktadır.
Hastalık Kimlerde Daha Sık ve Ağır Seyreder?
Sigara,
alkol alımı, düzensiz yaşam ile soğuk maruziyeti hastalığa yakalanma
riskini artırmaktadır. Bilhassa bebekler, yaşlılar, kronik hastalığı
olanlarda (kalp hastalığı, astım, kronik bronşit, bronşektazı, şeker
hastalığı, böbrek yetmezliği, AIDS, kan hastalıkları) ağır seyretmekte
ve ölümlere neden olmaktadır. Direnci yüksek erişkinler için ölüm çok
nadirdir.
Hastalığın Belirtileri Nelerdir?
Hastalık
bulaşmayı takiben 1-3 günde üşüme, titreme, ateş, halsizlik, kırgınlık,
iştahsızlık, boğaz ve baş ağrısı, yaygın kas ve eklem ağrıları,
bulantı, genizde dolgunluk ve akıntı, gözlerde yanma kızarıklık, burun
akıntısı gibi belirtilerle ortaya çıkar. Bulantı, kusma görülebilir.
Bu Belirtiler Sadece Grip Hastalığında mı Görülür?
Hayır.
Nezle, farenjit, anjin, bademcik iltihabı, sinüzit, larenjit, bronşit,
zatürree vb gibi bir çok solunum yolu enfeksiyonları sırasında benzer
yakınmalar olabilir.
Benzer Şikayetlere Neden Olan Diğer Hastalıklardan Ayrılması Gerekir mi?
Evet.
Bu çok önemlidir. Çünkü tedavi buna göre yapılacaktır. Örneğin: kriptik
bir tonsillit olgusunda penisilin uygulanması mutlaka gerekli iken
gripte bunun hiç faydası yoktur.
Grip İçin Doktora Gitmeli miyim? Yoksa Evde Kendi Kendime Tedavi Olabilir miyim?
Yukarıda
sayılan belirtiler ortaya çıktığında öncelikle bunlar gribe bağlı mı
yoksa diğer hastalıklardan birisi olabilir mi? Bunun anlaşılması için
hastanın bir hekim tarafından değerlendirilmesi uygun olur. Bu
yapılmadığı taktirde bazen gereksiz yere zaman kaybedilmiş ve
antibiyoterapiye geç kalınmış olur. Bilhassa belirtilerin şiddetli,
ateşin çok yüksek olduğu ve hastanın genel durumunu bozup,
beslenmesini, istirahatini engellediği hallerde ve ateşin 3-4 günlük
istirahata rağmen düşmediği ya da düştükten bir iki gün sonra tekrar
yükseldiği durumlarda hekime mutlaka başvurulmalıdır. Yaşlılar, kalp,
akciğer, böbrek ve şeker hastaları ve vücut direncini bozan diğer
süreğen hastalığı olanlar (AIDS’liler, kan hastaları vb..) ise grip
belirtileri başlar başlamaz hekime başvurmalıdırlar.
Antibiyotik Kullanmalı mıyım?
Grip
için antibiyotik kullanılmaz ve faydasızdır. Ancak, griple karışan ve
bazen griple birlikte ve ona bağlı ikincil olarak ortaya çıkan
zatürree, kulak iltihabı, bademcik iltihabı gibi durumlar söz konusu
ise antibiyotik kullanılmalıdır.
Koruyucu Olarak Antibiyotik Verilmeli midir?
Hayır.
Herhangi bir bakteriyal iltihap olmadan koruyucu olsun diye griplilere
antibiyotik verilmemelidir. Faydasız olduğu gibi dirençli bakterilerle
iltihaplanmalara zemin hazırlayabilir.
Tedavisi Nasıldır?
Grip
hastalarında istirahat edilmesi, bol sıvı alınması, ağrı kesici ve ateş
düşürücüler ile solunum yolu sekresyonlarını ve irritasyonunu giderici
ilaçların kullanılmasıyla yakınmaların kontrolü mümkündür. Ancak,
bilhassa çocuklarda aspirin kullanılmamalı diğer ateş düşürücüler
tercih edilmelidir.
İstirahat Şart mı?
İstirahat
çok önemlidir. Bu hem hastanın daha kısa zamanda iyileşmesini ve
tehlikeli, ölümcül komplikasyondan korunmasını temin eder; hem de
etrafına hastalığı yaymasını önler. İstirahat sırasında kaybedilen iş
günü, istirahat edilmediğinde görülebilecek komplikasyonlar ve diğer
kişilere hastalığın bulaşmasıyla ortaya çıkan kayıplarla
karşılaştırıldığında çok daha ekonomiktir.
İlaç Kullanmasam Olmaz mı?
Hastalığı
ilaç kullanmadan atlatacağım diye bu tür rahatlatıcı ilaçlardan
kaçınmanın gereği yoktur. Çünkü yakınmalar hasta için oldukça ızdırap
verici ve yaşamı zorlaştırıcıdır.
Grip Hastalığına Yönelik Tedavi Yok mudur?
Grip
hastalarında sıklıkla kullanılan ilaçlar hastalığı tedavi etmek
amacıyla değil; hastanın yakınmalarını düzeltip onu rahatlatmak
amacıyla kullanılmaktadır. Doğrudan grip virüsüne karşı etkili bazı
ilaçlar da vardır. Ancak, yarar-zarar hesabı yapıldığında bunların her
grip geçiren kişiye uygulanması yerine, gribe bağlı komplikasyonların
görülme ihtimali fazla olan risk grubu hastalara verilmesi daha
doğrudur.
Gribin Korkulan Komplikasyonları Nelerdir?
Gribin
en korkulan komplikasyonu, hastalığa ikincil olarak zatürre
gelişmesidir. Ayrıca bronşit, sinüzit, kulak iltihabı, bademcik
iltihabı, ensefalit vb komplikasyonlar da gelişebilir. Hastalığın ağır
seyrettiği kişiler, yaşlı ve kronik hastalığı olanlar ve 3-5 günlük
ateşli dönemin ardından düzelme periyoduna girip daha sonra tekrar
ateşi yükselip hastalananlar mutlaka bu komplikasyonlar açısından bir
hekim tarafından değerlendirilmelidirler.
Grip Kimlerde Ağır Seyreder ve Ölümcül Olabilir?
Grip
açısından yüksek risk taşıyanlar 65 yaşın üzerinde yaşlı kişiler,
kronik kalp, akciğer hastaları (astım, kronik bronşit, bronşektazi,
vb), şeker hastaları, bazı kan hastaları, AIDS’liler, bakım ve huzur
evlerinde yaşayan ve kronik hastalığı olanlar ile devamlı aspirin
kullanmak zorunda olan 6-18 ay arasındaki bebeklerdir. Bu kişiler hem
hastalığa daha kolay yakalanırlar hem de hastalık bunlarda daha ağır ve
ölümcül seyredebilir. Yaşlı ve kronik hastalığı olanlar grip
olduklarında zeminde var olan hastalığın belirtilerinde bir alevlenme
ve almakta olduğu tedaviye rağmen hastalığın kontrolden çıkması sık
görülen bir durumdur.
Nasıl Korunabiliriz?
Gripten
korunmak için düzenli yaşamak, uyku ve dengeli beslenmemizi ihmal
etmemek, alkol ve sigara alışkanlığımızı sınırlamak ve eğer varsa
zemindeki kronik şeker, kalp, akciğer hastalıklarımızın bakım ve
tedavisini usulüne göre yapmaktır. Korunma amacıyla aşılar da
geliştirilmiştir.
Grip Aşısı Tam Olarak Korur mu?
Aşının
koruyuculuğu değişkendir. Aşının hazırlandığı suş ile salgın yapan suş
arasındaki antijenik farklılıklara ve uygulanan kişilerin immünolojik
direncine göre koruyuculuk oranı %0 ile %80 arasında değişmektedir.
Grip olmayı önlemese bile, hastalıktan dolayı hastanelere yatışı,
zatürree ve ölüm gibi ağır komplikasyonların sıklığını azalttığı
bildirilmektedir. Bazı çalışmalarda grip sonrası görülen zatürreeleri
önlemede %50-60, ölümleri önlemede 80 etkin olduğu bildirilmiştir.
Aşı Ne Zaman Yapılmalıdır?
Virüsün
antijenik yapısı sık değiştiğinden bu aşılar her yıl için izole edilen
virüslerden yeni olarak hazırlanmakta ve her yılın eylül-kasım ayları
arasında tek doz olarak yapılması önerilmektedir. Çünkü aşılamayı
takiben yeterli bağışıklığın oluşması için 1-2 aylık bir süreye gerek
vardır. Eylül-kasım arasında yapılırsa grip salgınlarının başladığı kış
ayları içerisinde bağışıklık en yüksek düzeyde olmuş olur.
Grip Aşısı Kimlere Ne Zaman Yapılmalı?
Toplumdaki
herkesin aşılanması hem mümkün değildir, hem de gereksizdir. Sadece
gribe yakalanma riski ve grip olduğunda ölüm riski fazla olan yukarıda
belirtilen kişilere önerilmektedir. Bunlara ilaveten bakım ve huzur
evlerinde çalışan ve yaşlılara hastalık taşıyabilecek olan personel ile
hekim, hemşire, ebe, hastabakıcı gibi sağlık personeli, evinde yaşlı,
kronik hastası olanlar, toplum hizmeti gören ve insanlarla sıkı teması
olup hastalık bulaştırırcısı olabilecek memurlar ve grip mevsimine
isabet eden son 2.-3. evredeki gebelere de önerilmektedir. Grip aşısı
yaptırması önerilen kişiler Tablo I' de görülmektedir. Aşıların
bozulmaması için karanlıkta ve 2-8 ° C'de dondurulmadan saklanmış
olmalıdır. Aşılar satın alınırken soğuk zincirle taşınmış olduğuna
dikkat edilmelidir. Yoksa beklenen fayda elde edilmez.
Aşının herhangi bir yan etkisi var mıdır?
Yumurta
allerjisi olanlara aşı uygulanmamalıdır. Bazen aşırı duyarlılık
reaksiyonları yapabilmektedir. Uygulama yerinde 1-2 gün içinde lokal
sertlik ve kızarıklığa neden olabilir. Daha nadiren uygulamadan 6-12
saat sonra ateş, halsizlik ve kas ağrıları görülebilir. Ancak bunlar 48
saat içinde kaybolur. Güvenli bir aşı olarak kabul edilmektedir.
Salgın Başladığında Aşı Yaptırmanın Faydası Var mıdır?
Salgın
başladıktan sonra aşılanmanın etkisi tartışmalıdır. Çünkü aşıyı takiben
2-8 haftada yeterli koruma gelişmektedir. Oysa salgın zaten bu kadarlık
bir sürede kendiliğinden durmaktadır. Üstelik salgın yapan virüsle aşı
için kullanılan virüs benzer olmayabilir. Bu durumda koruyuculuğu
yoktur.
Salgın Başladığında Nelere Dikkat Etmeliyiz?
Önceden
aşılanmamış olan yüksek riskli kişiler salgın başladığında anti viral
ilaçlarda korunmaya alınabilirler. Salgınların sık görüldüğü kış
mevsiminde ve salgın belirtilerinin görüldüğü alanlarda yaşayanlar ve
bilhassa risk taşıyanlar mümkün oldukça kendilerini toplumdan,
kalabalıklardan izole etmelidirler. Soğuğa maruz kalınmamalı, uykusuz
kalmamaya, düzenli ve yeterli beslenmeye özen gösterilmelidir. Sigara
ve alkolden uzak kalınmalıdır.
Grip aşısı yaptırması önerilen kişiler
A. Grip olduğunda ağır geçmesi tahmin edilen kişiler
65
'ten daha yaşlılar; bakımevinde olup süreğen hastalığı olanlar; astım,
kronik bronşit, kalp yetmezliği gibi süreğen kalp akciğer hastalığı
olanlar; şeker hastalığı, böbrek yetmezliği, AIDS ve bazı kan
hastalıkları gibi süreğen bozukluğu olanlar ile sürekli aspirin
kullanmak zorunda olan 6ay-18 ay arası çocuklar.
B. Yukarıdaki kişilere grip taşıyabilecek durumda olanlar
Yukarıdaki kişiler bakan yakınları, bakımevi personeli; sağlık personeli.
C. Diğerleri
Toplum
hizmeti gören kişiler, memurlar, kalabalıklarla teması olanlar; gribi
ağır geçirmesi beklenen gebeler ve isteyen diğer kişiler.
C Vitamini Almanın Yararı Var mıdır?
Beslenme
yetersizliği ve vitamin eksikliklerinin varlığında vücut direnci
düştüğünden bir çok hastalığın ortaya çıkışı kolaylaşmaktadır. Bu
bağlamda vitamin eksikli olan kişilerde grip riski artmış olabilir.
Ancak, böyle bir beslenme bozukluğu olmaksızın fazladan C vitamini
almanın grip için yararı kanıtlanmamıştır.
Kaynak : KTU Tıp Fakültesi
Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı



Ana Sayfa

