PANİK ATAK
Panik atak çağımızın giderek
yaygınlaşan bir hastalığıdır. Günümüzde modern yaşamın
bireylerde yol açtığı stresler, gerginlikler ve yaşamın daha
da karmaşık hale gelmesi panik atağa zemin hazırlamaktadır.
Panik atak; aniden, ortada herhangi bir sebep yokken başlar.
Her yerde ortaya çıkabilir. Kişiler ani bir çarpıntı, baş
dönmesi, baş ağrısı, dizlerinin bağı çözülmesi gibi şikayetler
tarif ederler. Bunun neticesinde de bayılmaktan korkarlar,
ölüm korkusu olabilir. Kendi bedenleri üstünde kontrolü
kaybetmekten çekinirler. Panik atak yaşayan bireyler, “bunu
kimse anlayamaz”diye ifade ederler; hatta bazı kişiler
“üzerimden kamyon geçmiş gibi oldu” şeklinde anlatırlar.
Aslında birçok insan panik atak geçirme riskiyle karşı
karşıyadır! Özellikle;
Yoğun stres altında bulunan kişiler,
Günlük yaşantılarında stresle baş etmekte zorlanan bireyler,
Aceleci insanlar,
Bir an önce her işin çok iyi bir şekilde yapılmasını isteyen
kişiler,
Günlük iş, ev ve aile yaşantısında yoğun stresler yaşayan
bireyler daha fazla risk altındadırlar. Bunun yanında çeşitli
fiziksel hastalıklar da bu riskleri artırır.
Panik atak sırasında kişi, kalp çarpıntısı olduğu için “kalp
krizi geçiriyorum” diye düşünebilir; hatta öyle olduğuna
inanır. Başında uyuşma hissi ve baş ağrısı olan kimse
“tansiyonum yükseldi, felç olacağım” diye düşünür. Çok ağır
bir atak geçiren kişi, bayılma ve ölüm korkuları olduğu için
bir an önce yardım almak ister ve hastaneye gider. Zaman
içerisinde eve tansiyon aletleri alınır. Sürekli irtibat
halinde aile doktorları olur, panik atak geldi ya da gelecek
diye korktukları için yardım alma ihtiyacı duyarlar. Zamanla
bu korkudan dolayı hastalar yalnız başlarına dahi sokağa
çıkamazlar.
Herhangi bir acil duruma karşı hastane bahçesinde oturan
hastalar bile vardır. Çünkü uzaktan hastane belirdiği anda
bazı kişilerin panik atakları geçer. Doktor bir şey söylemeden
dahi geçen panik ataklar olabilir. Tıpta agorafobi denen
meydan ya da açık alan korkusu panik atak ile beraber çok sık
görülmektedir. Hastalar kalabalık yerlerde bulunmaktan
korkarlar. Yalnız başlarına sokağa çıkmaktan, hatta evde
yalnız kalmaktan bile çekinebilirler.
Hastalık aniden başlar, ataklar halindedir. Süresi birkaç
dakika ile bir saat arasında değişebilir. Bu ataklar sırasında
çeşitli yakınmalar olabilir. Bu belirtiler;
Baş dönmesi,
Çarpıntı,
Başta uyuşma hissi,
Dizlerin bağı çözülmesi,
Çeşitli uyuşmalar ile
Bayılma, ölüm, delirme ve kontrolü kaybetme korkusu gibi
bedensel şikayetlerdir.
Yukarıdaki belirtilerden dört tanesinin beraber olduğu ataklar
“panik atak” olarak adlandırılır.
Kişi eğer panik atak gelecek diye korkmaya başlarsa; yani buna
eşlik eden, korkulan bir korku ortaya çıkarsa, tedavi edilmesi
gereken bir panik hastalıktan söz edilebilir.
Panik Atak Hastalığı Nasıl Oluşur?
Kalıtım
Kalıtım, panik bozukluğun oluşumuna zemin hazırlayan önemli
bir faktördür. Yani anne ya da babanızda panik bozukluk var
ise, sizde de oluşma olasılığı artar.
Stres
Hayatının uzunca bir dönemini stres yükü altında geçirenlerde
panik bozukluk oluşma riski artar.
Alkol ve Sigara
Haddinden fazla nikotin ve alkol alımı ile uyarıcıların
kullanımı panik bozukluk oluşma riskini artırır.
Hayat tarzı
Bedensel zindeliğin azalması ve az uyku da panik atağın
oluşumuna zemin hazırlayan faktörlerdendir.
Bedene aşırı dikkat
Kendi bedenine normalden fazla dikkat eden kişiler daha çok
endişelenirler.
Yaşantılar
Yaşanan bir kayıp ya da alınan bir ölüm haberi sonrası, ölüm
nedeni özellikle kalp hastalıkları ise kişilerde bu konuya
karşı olan hassasiyet artar
Panik Atak ile Normal Korkunun Farkları!
Beklenmediktir ve dışarıdan farkedilebilir bir sebep olmadan
başlar.
Belirgin derecede şiddetlidir.
Kontrol edilemez.
Çoğu zaman ölmek, aklını kaçırmak ya da kontrolünü kaybetmek
korkusu ile birliktedir.
Hastalar devamlı bir sonraki atağın korkusunu yaşarlar.
Panik atağı ortaya çıkaran sebeplerden kaçındıkça, günlük
hayat gittikçe kısıtlanır.
Tedavi
Panik atak, tedavisi mümkün bir hastalıktır! Tedavideki asıl
önemli nokta panik atağın nasıl durdurulması gerektiğinin
öğrenilmesidir. Örneğin; çarpıntısı olan bir kişi, panik atak
sırasında kalp krizi geçirdiğine inanır. Buna inandığı için de
her kalp krizi geçiren insan gibi korkmaya başladığı için
bedenin korkuya verdiği reaksiyonlar ortaya çıkabilir;
tansiyon yükselir, sıcak-soğuk terleme olur, bedende
kasılmalar başlar. Korkudan dolayı çarpıntısı artan kişi bu
defa kalp krizi geçirme düşüncesine daha çok inanmaya başlar.
Kalp krizi geçirdiğine inancı arttıkça korkusu daha da artar;
korku arttıkça çarpıntı artar ve böylece bir kısır döngü
oluşur. İşte panik atak, bu kısır döngüdür. Tedavide bu panik
atağı hastaların nasıl durduracakları öğretilir. Bu tedaviyi
ilaçlarla desteklemek elde edilecek başarıyı daha da artırır.
Sadece ilaç tedavisi ile durdurulan panik ataklarda bir süre
sonra ilaca rağmen panik ataklar tekrarlayabilir. Çünkü hasta,
“ben ilaca rağmen tekrar panik atağı yaşamaya başladım” diye
düşünerek telaşa kapılır, korkusu artar ve bu nedenle ikinci
atak genellikle daha ağır olur. Bu terapi çerçevesinde
hastaların panik atağı nasıl durduracaklarını öğrenmeleri
gerekir. Hastamız bir süre sonra açık alanda da panik atak
yaşamaya başladığında bunu erken dönemde farkeder ve öğrendiği
teknikleri uygulamaya başlar. Bu şekilde de panik atağı
durdurmak mümkün olabilir.
Panik Atak Hastası mıyım?
1. Birden bire ve hiç beklemediğiniz bir şekilde şiddetli
korku, kaygı ve sıkıntı hislerine kapıldığınız oluyor mu?
2. Atakların, en azından bazılarının, hiç beklemediğiniz bir
anda ortaya çıktığı oluyor mu?
3. Korku atakları sırasında aşağıdaki şikayetlerden bazılarını
yaşıyor musunuz?
• Şiddetli kalp çarpıntınız oluyor mu?
• Şiddetli terlemeniz oluyor mu?
• Titremeniz oluyor mu?
• Nefes alıp vermeniz sıklaşıyor mu ya da nefes açlığı
hissediyor musunuz?
• Göğsünüzde bir sıkışma hissi ya da ağrı oluyor mu?
• Sıkıntı hissiniz ya da baş dönmeniz oluyor mu?
• Çevrenizdeki herşeyi gerçek dışıymış gibi hissediyor
musunuz?
• Sıcak basması ve soğuk terlemeniz oluyor mu?
• Karıncalanma ve uyuşma hissiniz oluyor mu?
• Kontrolünüzü kaybettiğiniz hissine kapılıyor musunuz?
• Ölüm korkusu yaşıyor musunuz?
4. Ataklar sırasında korku hissi birden bire ortaya çıkıp
birkaç dakika içerisinde daha da kötüleşiyor mu?
5. Böyle bir ataktan sonra tekrar bir atağın gelmesinden ya da
atak sırasında olabileceklerden dolayı endişeli ya da korkmuş
hissediyor musunuz?
6. Ataklarınızdan dolayı alışverişe gidememek, işe gidememek,
araba kullanamamak gibi günlük aktivitelerinizde değişiklik
yapmak zorunda kalıyor musunuz?
Değerlendirme: 1,2,4,5 numaralı sorular ile 3 numaralı sorunun
alt şıklarından en az ikisine verdiğiniz cevap "EVET" ise
büyük bir ihtimalle sizde panik atak hastalığı vardır. Eğer
bunlara ek olarak bir de 6 numaralı soruya "EVET" cevabını
verdiyseniz panik atak hastalığınıza agorafobi de eşlik ediyor
demektir. Bununla birlikte unutulmamalıdır ki agorafobi eşlik
etsin ya da etmesin panik atak hastalığınızın olup olmadığına
ancak uzman bir doktor karar verebilir.
Tedavisi mümkün olan bir hastalıkla yaşamak zorunda
değilsiniz!
kaynak:www.biruni.com.tr



Ana Sayfa

