Kordon kanı hakkında merak ettikleriniz?
- Yenidoğan bebeklerin kordon kanından alınan kök hücrelerin özel koşullarda dondurularak saklanmasıyla, çocuklarda yaş ilerledikçe ortaya çıkabilecek, çoğu ağır seyirli hastalığın tedavisi için, önemli bir seçenek sağlanıyor.
KORDON KANI NEDİR?
Anne
karnında bebek ile anne arasındaki besin ve oksijen alışverişi plasenta
tarafından sağlanır. Bebek göbek kordonu ile plasentaya bağlıdır. Doğum
sürecinin tamamlanmasından kısa süre sonra plasenta görevini
tamamlayarak rahim dışına atılır. “Kordon kanı” olarak isimlendirilen
kan, bebeğin doğumundan sonra göbek kordonu içinde kalan kandır.
Yakın
bir zamana kadar, kordon kanı; plasenta ve göbek kordonu ile
atılıyordu. Ancak son gelişmelerle kordon kanının çeşitli hastalıkların
tedavisi açısından önemi anlaşıldı ve özel yöntemlerle toplanıp
saklanmaya başlandı.
Bebeğin kordon kanı, “kök hücreler” açısından oldukça zengin bir kaynaktır.
KÖK HÜCRE NEDİR?
Kök
hücreler, birçok dokuda bulunan ve değişerek vücudun diğer dokularını
oluşturma yeteneğine sahip bir grup hücredir. Kök hücrelerin vücuttaki
diğer tip hücrelere farklılaşma özelliğinin keşfedilmesi ile birlikte
bu hücrelerin kanser, felç, Parkinson, Alzheimer, omurilik
zedelenmeleri, kalp ve birçok genetik kaynaklı hastalıkların
tedavisinde kullanılabileceği fikri ortaya çıkmıştır.
Günümüzde
kök hücreler özellikle kemoterapi ve/veya radyoterapi gören kanser
hastalarının kan ve bağışıklık sistemini yeniden canlandırmak için
kullanılıyor. Embriyodan, kordon kanından veya kemik iliğinden elde
edilebilen kök hücreler vücudun “kaynak” hücreleridir.
KORDON KANI BANKASI
Kordon Kanı Bankası, bebeğin kordon kanını gelecekte olası tıbbi gereklilikler için saklayabilme olanağını sunuyor.
Doğumdan
sonraki ilk 10 dakika içinde alınan kordon kanı uygun şartlarda
dondurulup, kordon kanı bankasında saklanıyor. Bu değerli kök hücreler
gerektiğinde çözülerek kullanılabiliyor.
Kordon kanı kök hücreleri
çok değerli oldukları ve sadece doğumda toplanabildikleri için toplama
işleminin bu konuda uzman hekimler tarafından yapılması, toplanma
sonrası işlemlerin uzman kişilerce yürütülmesi ve örneklerin uygun
koşullarda saklanması gerekiyor.
İlk kordon kanı nakli 1988
yılında gerçekleştirildi. 1995 yılından itibaren dünyada kordon kanı
bankaları yeni doğanların kordon kanlarının saklanabilmesi için yaygın
olarak faaliyete geçti.
Çocuklarının kordon kanına ihtiyacı olan
ve/veya ileride ihtiyaç olduğunda kullanılmak üzere bebeklerinin kordon
kanını saklamak isteyen aileler için kordon kanı bankasında belirli bir
ücret karşılığında saklama işlemi yapılıyor. Aile bir süre sonra
saklama işleminden vazgeçerse kendilerinden izin alınarak kordon
kanları imha edilebiliyor veya kök hücre nakli ihtiyacı olabilecek
hastaların tedavisi için saklanmaya devam edilebiliyor.
HANGİ AİLELER İÇİN BEBEKLERİNİN KORDON KANINI SAKLAMAK UYGUNDUR?
Kordon
kanı saklamanın kimler için uygun ve gerekli olduğu konusunda bilim
çevrelerinde henüz tam bir fikirbirliği yok. Yeni olan bu uygulama ile
ilgili olarak iki farklı görüş bulunuyor. Bazı araştırmacılar sadece
ailelerinde ilik nakli gerektirebilecek hastalık öyküsü bulunan
ailelerin bebeklerinde bu uygulamanın yapılmasını savunurken, diğer
araştırmacılar kök hücre çalışmalarındaki hızlı gelişimi göz önünde
bulundurarak herkesin bu alternatifi kullanmasını öneriyor.
Günümüzde kordon kanı nakli ile tedavi edilebilen hastalıklardan bazıları...
Lösemiler
Lenfomalar
Aplastik anemiler (kemik iliğinde hücre üretiminin olmaması)
Orak hücreli anemi
Talasemi
Amegakaryositik trombositopeni
Nöroblastom
Bazı bağışıklık yetmezlikler
KORDON KANI KÖK HÜCRELERİNİN DİĞER TİP KÖK HÜCRELERE GÖRE AVANTAJLARI NELERDİR?
Kordon
kanı kök hücreleri elde edilebilecek en genç kök hücreler olup bunlar
saklanmak için dondurulduklarında yaşlanma ve yıpranma süreçleri de
durdurulmuş olur. Kordon kanı kök hücrelerinin kemik iliği kök
hücrelerine göre üreme hızı daha fazladır.
Kemik iliği nakli için
alıcı ile verici arasında çoğunlukla tam bir doku (HLA) uyumu olması
gerekir. Kök hücrelerin bağışıklık red cevapları henüz tam olarak
gelişmediğinden kordon kanı naklinde tam bir uyum olmasa da başarı
sağlanabilir. Bu özellik aile bireyleri arasında kordon kanı nakli
gerçekleştirilmesine olanak sağlar.
Saklanan kordon kanındaki kök
hücreler, gerekli olduğu durumda hemen kullanılabilecek halde olurlar.
Bu durum, hastalıkların ilerlemesini önleyebilmek için en kısa sürede
tedavinin zorunlu olduğu durumlarda önem kazanır.
KORDON KANININ ALINMASI
Kordon
kanı bebek doğar doğmaz ilk 10 dakika içinde, göbek bağı kesildikten
sonra göbek bağının plasenta tarafında kalan bölümünden alınır. Bu kan,
toplanmadığı tüm durumlarda plasenta ile birlikte atıldığından,
toplanması normal doğum prosedürünü ve bebeği herhangi bir şekilde
etkilemez. Genelde toplama işlemi doğum esnasında doğumu yaptıran hekim
tarafından yapılır. Hem normal yolla hem de sezeryan doğumlarda
uygulanabilir.
Sadece birkaç dakika alan kordon kanının toplanması
işlemi; basit, tehlikesiz ve acı vermeyen bir uygulamadır. Bilindiği
gibi bebek doğduktan hemen sonra göbek kordonu bağlanarak ayrılır ve bu
ayrılmadan hemen sonra eğer kordon kanı toplanacaksa plasentaya bağlı
olan kordonun içindeki kan özel bir sistem yardımıyla pıhtılaşmayı
önleyici madde içeren kan torbası içine toplanır. Yaklaşık 35 - 120
mililitre kan alınabilir. Araştırmalar çok miktardaki kök hücre
örneklerinin nakil sonrası daha başarılı sonuç verdiğini kanıtlamıştır.
Toplanan
kan 36 saat içinde kordon kanı bankası laboratuvarına gönderilir.
Kordon kanı laboratuvarda özel yöntemler ile dondurulur ve sıvı azot
içinde saklanır. Dondurulan hücreler daha sonra gerek duyulduğunda
çözülerek tedavide kullanılabilir.



Ana Sayfa

